YOGADA HİZA VAR MI YOK MU?

Yoga yapan ve öğreten insanların belki de kafasını en çok karıştıran konulardan biri hiza konusu. Elim doğru yerde mi? Ayağım nerede durmalı? Fotoğraf çektirsem mi acaba iyi durdu mu? :)) …ve bunun gibi daha dolu soru yoga yaparken kafamızı karıştırıyorsa aslında yoga yapmıyoruz çünkü bu, yaptığımız işe içsel olarak odaklanmadığımızı gösterir ama odaklanabilmek için de geçmemiz gereken yollar oluyor bu süreç de onlardan biri olamaz mı? Olur tabii en nihayetinde hepimiz insanız.

Hiza denilince mükemmel duruş akla geliyor, bu nedir? Tabii ki dergilere kapak olan insanlardır. Bakıp bakıp öyle olmak istemiyor muyuz? Veya yogayı sadece öyle esnek ve estetik görünmek için yapanlar yok mu sizce? Mutlaka vardır ama bence yine de hiç yoga yapmamaktan iyidir. Ve dönüp dolaşıp karşımıza çıkan en temel ifadelerden biri mükemmel olmaktır! Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi kelimelere biz anlam yüklüyoruz dolayısıyla her zaman gerçeği yansıtmazlar.

Spiritüel denildiğinde genelde bir dayanak olmadan körü körüne inanmak kolay oluyor fakat yogayla ilgilenmeye başladığımdan bu yana aslında yogada da her bilginin fizyolojik olarak açıklanabileceğini gördüm. Anlamadan inanmayı tehlikeli bulanlardanım hatta bana zihin tembelliği gibi geliyor. Şunu unutmayın!!! Her zaman kendinize inanın ve araştırın. Herkesin konular hakkında fikirleri oluyor, benim de olduğu gibi fakat aklınıza yatıp yatmadığını düşünüp anlamaya çalışın ve öyle inanacağınız şeye inanın. Benim söylediğim aklına yatmayacaksa aç oku araştırma yap ve belki de fikrin değişecek ama belki de benimkini değiştireceksin.

Hizayı daha iyi anlayabilmek için ilk bakmamız gereken bence bizim nasıl çalıştığımız. Aslında hepimiz atomuz. Atom dönerek molekül halini alıyor moleküller hücre halini alıyor hücreler birleşip dokuları oluşturuyor sonra organlar, organizmayı ve insan halini alıyoruz. Demek ki enerji denilen şey hareket halinde bu hareketi ayakta tutabilmek için bizim de dışardan enerjiye ihtiyacımız oluyor. En temel enerjimiz karışlayan ise besin ve oksijendir. İçimizdeki hareketi muhafaza edebilmek için bize iyi gelenle beslenmemiz gerekiyor, sadece mide için geçerli değil bu zihni ve ruhu da beslemekle ilgilidir. Her büyüme içten dışa doğru olur dolayısıyla ilk en temel gerçeğimizi beslemekle başlamaz mı?

Yogada yapmak istediğimiz bedendeki enerjiyi iyi kullanıp kendimizi her açıdan beslemek değil mi? Ki beslendiğimizde bakış açılarımız da genişliyor ve dar görüşlülükten uzaklaşıyoruz. Bedenimizle yapabildiklerimizi görünce bunu yaşadığımız hayata taşıyabileceğimizi görüp daha cesur olmamızı sağlıyor. İlk etapta bizi “ Ben yapamam” fikrinden çok güzel uzaklaştırabilen bir araç.

Gelelim pozlara…bir hoca nereden rahatsan orada kal diyor olabilir sana, biri de sana detay vererek pozun sayesinde çıkan enerjiyi daha fazla hissetmeni sağlayacak şekilde yönlendiriyor olabilir. Bunu yapabilmek için bedeni, anatomiyi ve fizyolojiyi ezbere değil anlayarak kavramış olmak temel kuraldır bana göre. Şunu hatırlatmakta fayda vardır, herkes kendi doğru bildiğini yapar ve kendi doğrusunu aktarır. Benim doğrum nedir peki? Toparlamak istiyorum:

Bir Yoga pozunu yaparken bence duruştaki kişiye özel hiza önemlidir. Pozlarda patates çuvalı gibi kendini bırakırsan 10 yıl da yoga yapsan baş duruşu yapman zor olabilir. Tabii ki amaç o değildir fakat yaptıkça zaten kendiliğinden olması gerekir, olmuyorsa hizanda, tekniğinde ve yapma şeklinde bir sorun var demektir, gücünü kullanmıyorsan alışkın olduğun yerde kalıp armut piş ağzıma düşü bekliyor olabilirsin. Ama yogayı rahatlamak ve yaşam kalitemizi yükseltmek için yapıyorsak da beraberinde getirdiği sorumluğu alarak yapmamız gerekiyor. Yogaya ayırdığımız bir zaman var, o zamanı çarçur da edebiliriz. Bedenimize saygı duyarak da ilerleyebiliriz. İki saat mat üzerinde yoga yapmaktansa bir güneşe selamı maksimum beden, nefes ve odaklanma gücüyle yaptığımızda çok daha faydalı olur.

Hiza derken kastım ne?
Süpürge hortumu hayal edin, ortasından bükülmüş olduğunu hayal edin. Bu şekilde süpürge çalıştığında sizce dışardan tozları içine rahat alabilecek mi hortumun bükülü yerine geldiğinde? Veya araba yıkarken bahçe hortumu olduğunu düşleyin ve bükük bölgesinde suyu ne kadar geçirip geçirmeyeceğini bir düşünün. Bizim bedenimizdeki sistem bundan pek de farklı değildir.
Oksijeni bol olan bir yerde yoga yaptığını düşle, omuzlar çökük, karın sıkıştırılmış, ayaklar dışa basıyor. Böyle bir dağ duruşunda en bol oksijenli yerde olsan dahi içine çektiğin enerji bedenini besler mi? Sadece kısmi besler bu yüzden hiza önemlidir. Rahatsa omuzlar öyle kalsın diyorsan ona yoga değil başka bir isim vermen lazım. Kısalan kas pasif duruşlarda nasıl oksijeni alsın ve hücre yenilesin?
Dolayısıyla nefesi hareketle birlikte verimli kullanmadan istediğimiz sonucu elde etmek zorlaşır. Daha karmaşık olan ise farklı beden yapılarımızdır. Herkes birbirine benzese bile birbirimizden farklıyız. Hepimizin aynı bölgelerde kemikleri var, birbirine benzese bile uzunlukları ve şekilleri küçük de olsa farklılık gösterdiği anda hareketi yaparken dergi kapağındaki kişi kadar güzel ve estetik görünmememizi sağlayacaktır.

Poz örneği istiyorum derseniz tekerlek pozunda bu belirgin oluyor bazı kişilerde. Tekerlek dediğim poz aslında köprü olarak anılıyor. Derin bir arkaya eğilmedir. Omuz eklemi ve bel hareketi yaptıran en temel bölgelerdir. Hareketi yaptıran daima kısalan kaslardır. Hissettiğimiz yer ise o kasların işini yapması sonucu esneyen yerlerimizdir.
Kemik farklılıklarına eklem dönüş açıları çerçevesinde bakmak gerek. Her eklemin bir dönüş kapasitesi vardır. Bazen kas ve doku çok esnek olmadığı için hareketi kişi elde etmek istediği görüntüde yapamayabilir bazen de kemik kemiğe çarptığı için yapamayabilir. İşte hiza burada önem kazanırken görüntü olarak önemini yitirir.
Ben kolumu düz bir şekilde yukarıya kaldırarak geriye attığımda (ekstansyon harketi) omuzum sıkışıyorsa belki de kemik kemiğe çarpıyordur, acı hissettiğim an kolu kulağımdan uzaklaştırıp bedenimden de daha uzak tutarak geriye aldığımda daha fazla mesafe gider çünkü kemik kemiğe çarpmayacaktır. Bende çok harika görünmese de hareketi yine yapmış ve pozun faydalarını almış olacağım.
Yaptıkça kemik kemiğe çarptığı için pozun görüntüsü değişmeyecek mi? Hayır değişecek! Çünkü hareketi destekleyen başka eklem, kas ve dokular esnemeye başladıkça hareketin duruşu da mükemmel olarak adlandırdığımız noktaya ulaşacak fakat bu hareketi yaptıran en temel omuz eklemi illaki değişecek anlamına gelmez. Gövdenin, kalçanın ve bacakların ön kısmı çok daha esner, omuzlar aynı kalır ama o esneklik çok arttığında omuzların estetik olmayan o görüntüsünü diğer uzuvlar esneyerek kapatır. Kemik kemiğe çarpmaya devam eder ama görüntü değişir.

Peki hizanın önemi nerede şimdi o kadar yazdın ama kafam karıştı dersen sana cevabım şu;

Kemik kemiğe çarpması halinde kolu geriye atmak için kendini zorlarsan orayı bir süre sonra sakatlarsın. Rahat bırak denilmesi bence pozda rahat ettiğin yerde kal demek ama bunu açıklamayınca kişi çok iyi anlamayabilir. Rahat bırak demek kendini koyuver demek değil. Örneğin yıllardır dağ pozunu yapan kişi sahip olduğu kas gücünü maksimumda kullanmadan yapıyorsa hobi olarak yapmaya devam etmesinde bir sakınca yok ama yoganın faydasını ne kadar alır? Otobüs durağında bekler gibi beklersek dağ pozunda tabii ki baş duruşu yapmak mümkün olmaz 10 yıl sonra da.

Pozların insanlarda birbirinden farklı durması ile kişinin hizada durması iki ayrı konudur.
Örnek;
İçe basan birini düşünün, bu kişi birinci savaşçı yaparken önde kalan sol bacak kalçadan içe kıvrılacağından diz içe doğru düşecektir. Hoca rahatsan kal diyorsa öğrencinin sakatlanmasına çanak tutacaktır. Yogada belki görmediğimiz bir şekilde kişiyi hizaya soktuğumuzda onun sağlığı, gelişimi ve dolaşımı için çok daha faydalı olacaktır.
Peki bu durumda ne yapmak gerekir? Uyluğun iç tarafındaki kaslar kısa kaldığından dizi içe çeker, dışa döndürmeye çalışınca da ayak tabanı yerden kalkar. Bu yüzden de dizi korumak ve kısalan kasların esnemesini desteklemek için bacağı kalça ekleminden sola doğru dış rotasyona almak gerekir. Aslında sol ayak sola çevrilir gibi olur ama hareket ağırlıklı kalçadan gelir.
Burada da yoga hizası bozuldu deriz ama kendi sağlığına göre hiza alması önemlidir! Ezber hizada faydadan çok zararla karşılaşabiliriz.

Şunu her zaman hatırlayın. Yaptığımız hareket her ne ise bizi sakatlamıyorsa, bir yerimiz burkulmuyor veya kırılmıyorsa o harekete yanlış demek yanlış olur çünkü bedenimizin yaptırdığı bir harekettir. Kas, eklem, dolaşım, sinir sistemi, doku…hepsi bir arada bunu yaparken yara almıyorlarsa sorun yok ancak kafamıza yerleştirilen doğru ile çakışabilir.

Yogayı çok fazla spritüel bir kılıfa soktuğumuzda da kendi gerçeğimizden uzaklaşmaya başlıyoruz fakat hayatta en önemli şey dengedir. O bacaklar muhallebi gibi duruyorsa sana, bedenine iyi gelmesi ne kadar mümkün bilmiyorum. Psikolojik olarak iyi geliyor olabilir ama bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak bizi ne kadar ilerletir? Demin bahsettiğim enerjiyi aklınıza getirin, sıkışsan yere hava, su göndermek kısıtlı olur. Genel duruşumuzda kalçamız fazla içe dönük diye içe basarak duruyorsak dağ pozunda ancak bir süre sonra dizlerimizde ce kalçada ağrılarımız başlar. İşte bu yüzden hiza önemlidir ve her bedene göre de hiza değişir. Kas ve dokuların nerede daha uzun ve nerede daha kısa olduğuna bakarak dengeyi bulmak gerek. Spritüel sağlığımız için yaptığımız yogada fizyolojik gerçekleri göremezsek bize zarar vermeye başlar. Yoga yaparken sakatlanan dolu insan var çünkü yogayı da bilinçli yaptıkça bizi geliştiriyor.

Kendimden de bir örnek vermek istiyorum. Beni biraz tanıyanlar astım olduğumu bilirler. Bedenimde de en az esnek yerlerim akciğerlerimi çevreleyen kaslardır. Omuz, kol ve göğüs kafesimin ön kısmı. Neden mi? Oradaki kaslar kısa kaldığında hem akciğerimi sarmalayan zar doku kendini kısalır hem de üzerindeki kaslar kısalır ve oksijeni verimli kullanamadığı için solumum ve dolaşımımı etkiler. Dolayısıyla o bölgeleri kendi hizama göre, canımı acıtmadan ama maksimum güçte ve nefes eşliğinde kullanarak geliştirmem gerek. İçimizdeki sistem de yogadaki gibi bir bütün ve etkileşim ile çalışıyor. Buruşuk olan çarşafı ütülemediğimizde onun kendiliğinden durduğu yerde açılması mümkün olmaz yani otobüs beklemek gibi.

Bir eğitmenin paylaştıklarından etkileniyorsanız arkasındaki bilgiyi mutlaka teyit edin. Besinlerde olduğu gibi bedenlerde de çok fark yoktur ve herkese iyi gelen farklıdır. Her yıl başka hoca ile çalışıp sürekli fikir değiştiriyorsanız bu aslında yogaya yüzeysel baktığınızı ve anlamaya çalışmadan yapmayı tercih ettiğinizi gösterir. Her zaman birine inanmak daha kolaydır ve ne yazık ki “koyun-çoban” meselesi insanların iş yaptığı her alanda kendini gösterir.

Belki kafanız daha çok karıştı belki de hiza ile ilgili fikriniz değişti. Anlamadığınız noktaları yorumlayın, soru sorun bildiklerimi paylaşmayı borç bilirim.

Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir