KAÇ KİLOSUN? YA BEYNİN?

Çok merak ediyorum acaba sadece kadınlar mı kilo aldım-verdim derdindeler, yoksa erkekler de fazla kilolarını kafaya takıp sadece konuşmamayı mı yeğliyorlar?

Erkekleri bilemem ama bir kadın istediği kadar zayıf olsun sanki her zaman iki kilo fazlası oluyor çünkü daimi bir rejim konsepti içinde yaşıyor. İki üç kilo alsanız bile “aman o da ne” derler, “hemen verirsin”, derler! Ama işte öyle olmuyor! Kasaptan iki – üç kilo kıyma aldığınızı hayal edip onu hayalinizde kalçanıza, göbeğinize, bacağınıza bir yapıştırın da göreyim sizi! Bu kilolar kolay gelir, zor gider.

Etrafıma bakınca en zayıf insan bile çoğu zaman rejimde. Zayıf insan derken gerçekten zayıf insanları kastediyorum. Profilden baktığında iskambil kağıdı ebatlarında ama yediği tek şey yeşillik,- o tiplere ne yapıyoruz? Sinir oluyoruz! Halbuki bize ne! Ama söyleyeyim bize ne olduğunu. Biz de o şekilde beslenmek istiyoruz da aklımızda sürekli şekerli, unlu mamuller!

Bu tip insanlar bence bize ya nispet yapıyorlar (yiyorum, yiyorum kilo almıyorum/ halbuki yarı aç dolaşıyor), ya da gerçekten eskiden gelen travmaları var. Travma kötü şey! Çocukken sizinle şişko patates diye alay ettilerse olay bitmiştir. Kırk yaşına gelseniz de, elli kilo olsanız da hep kendinizi duba gibi göreceksiniz. Ne derseniz deyin, ne yerseniz yiyin fark etmeyecektir. Bu yüzden ağzınızdan çıkan sözlere dikkat edin, çocuklarınıza da bunun önemini bir zahmet öğretin.

Bilinçsizce veya kızgınlıkla ya da düşünmeden söylediğiniz herhangi bir söz veya cümle karşımızdaki insanın yarasına tuz basabilir. Bunu sadece kilo konusunda değil her konuda dikkate almamızda fayda var. Farklı farklı hayatlar ve yaşanmışlıklar var, herkes konuşmayı, anlatmayı sevmez. Ama biz millet olarak sürekli bir şeyler söyleyip, karşımızdakini yerin dibine sokmaya bayılıyoruz. Yorum yapalım, en doğruyu biz bilelim ve herkesi zorla da olsa kendi doğrumuza inandıralım. Bu nasıl bir şey hiç anlamıyorum! Ama en güzeli zaten anlamaya çalışmayı bıraktığımız an başlıyor. Anlam aramayınca deli sorular da yok oluyor ve anı yaşamaya devam ediyoruz.

Neyse konu dağılmadan biz kilolarımıza geri dönelim. Yaz da geliyor, bikini mevsimi falan..ah, ah zor işler valla! Bir de kilo vermeye zaman da yok ki, neden mi? Eee eskiden bahar mevsimi vardı, rejime başlardık artık kıştan yaza sıçrıyoruz. Ne aşık olabiliyoruz ne kilo verebiliyoruz ama bize de yazık!

O kadar koştuk, yemedik spor yaptık ama gizli gizli tatlıları götürdük. Sonra da yaa yemiyorum nasıl da kilo aldım diyoruz. Valla ben açık açık söyleyeyim. Son iki ayda üç kilo aldım, bunu oturduğum yerde değil yiyerek aldım! Kendimize dürüst olalım öyle hava yuttum kilo aldım, su içtim yaradı yalanlarına kimse kanmaz, kendinizi de kandırmayın!

Yoga ve spor ile kilo verilir mi? Eğitmenlere belki de en çok sorulan sorular! Size net cevabımı veriyorum. İster Yoga yap, ister yapma! Yapacağın tek şey kafanı kullanmak olsun. Kilo vermek istiyorsan yapacağın tek şey çeneyi tutmak, az ve bilinçli yemek çünkü o kilolar başak türlü gitmez. Sonuç olarak canın istiyorsa ye, canın istemiyorsa yeme ama kimsenin de başının etini yeme! Ya ye sus, ya da yeme sus!

Bookmark the permalink.

One Comment

  1. Pingback: Cıvata

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir